Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez ile şoförü Talip Yener’in Bir-Hakeim Köprüsü yakınında öldürülmesinin üzerinden 51 yıl geçti. Paris’in ortasında, gündüz vakti düzenlenen saldırı, Türk diplomasi tarihinde ve Fransa’daki Türk toplumunun hafızasında derin bir iz bıraktı.
24 Ekim 1975 günü, saat 13.30 sıralarında Büyükelçi İsmail Erez, Romanya Büyükelçiliği’ndeki bir resepsiyondan dönüyordu. Makam aracını Talip Yener kullanıyordu.
Siyah Mercedes, Bir-Hakeim Köprüsü yakınında Kennedy Caddesi yönüne ilerlerken saldırganların hedefi oldu. Aracın yavaşladığı noktada düzenlenen silahlı saldırıda hem büyükelçi hem de şoförü vuruldu.
Paris’in her gün binlerce insanın geçtiği bu köşesi, birkaç dakika içinde Türkiye’yi sarsan bir suikastın adresine dönüştü.
Dönemin haberlerine ve tanık anlatımlarına göre saldırganlar araca yaklaşarak yakın mesafeden ateş açtı. Talip Yener olay yerinde yaşamını yitirdi. Ağır yaralanan İsmail Erez ise sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Erez, hayatını kaybettiğinde 56 yaşındaydı.
Suikast çoğunlukla büyükelçinin adıyla hatırlansa da aynı araçta öldürülen Talip Yener de bu saldırının kurbanıydı. İki isim, o günden bu yana birlikte anılıyor.
Saldırı, Türkiye’de gazetelerin birinci sayfalarına taşındı. Milliyet’in “Paris elçimiz öldürüldü” manşeti, yaşanan sarsıntıyı kamuoyuna duyuran başlıklardan biri oldu.
Fransa Cumhurbaşkanı Valéry Giscard d’Estaing, Türkiye’ye taziye mesajı gönderdi. Fransız makamları, saldırganların bulunması için çaba gösterileceğini açıkladı.
Bir büyükelçinin Paris’in merkezinde öldürülmesi, Türk temsilciliklerinin ve görevlilerinin güvenliğine ilişkin ağır soruları da beraberinde getirdi.
Suikastın ardından farklı örgütler adına sorumluluk üstlenen açıklamalar yapıldı. Dönemin haberlerinde Ermeni silahlı örgütlerinin adları ve başka iddialar yer aldı.
Ancak sorumluluk açıklamaları, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin adli olarak belirlenmesi anlamına gelmiyordu. Suikastı uygulayan saldırganlar yakalanıp yargı önüne çıkarılamadı.
Dosya, Türk diplomatlarını hedef alan saldırıların tarihinde, geride yanıtlanmamış sorular bırakan olaylardan biri olarak kaldı.
İsmail Erez, Paris’e gelmeden önce farklı ülkelerde diplomatik görevler üstlenmiş, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği yapmış deneyimli bir diplomattı.
1974’te Paris Büyükelçiliği görevine getirildiğinde Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkiler hassas bir dönemden geçiyordu. Erez’in görevi, iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi açısından önem taşıyordu.
Bu görev, atanmasının üzerinden henüz bir yıl geçmeden suikastla son buldu. Erez, İstanbul’daki Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Bir-Hakeim, Paris’i ziyaret edenler için çoğunlukla Eyfel Kulesi manzarası ve köprünün mimarisiyle anılıyor. Türkiye ve Fransa’daki Türk toplumu açısından ise aynı yerin acı bir anlamı daha var.
İsmail Erez ile Talip Yener, saldırının yıl dönümlerinde burada düzenlenen törenlerle anılıyor. Bırakılan çelenkler, Paris’in gündelik akışı içinde iki insanın hikâyesini yeniden görünür kılıyor.
Suikastın üzerinden 51 yıl geçti. Görevleri başında hayatlarını kaybeden Büyükelçi İsmail Erez ve Talip Yener’i rahmet ve saygıyla anıyoruz.