Sınır dışı edilmesine karar verilen Türk vatandaşı, mülteci statüsündeki eşiyle evliliğine dayanarak açtığı davayı kazandı. İdare mahkemesi, valiliğin oturum reddi ve ülkeden ayrılma kararını iptal ederek kendisine 10 yıllık oturum kartı verilmesine hükmetti.
Karar, mülteci statüsü tanınan kişilerin eşlerini ilgilendiren önemli bir hakkı gündeme taşıdı. Mahkeme, Türk vatandaşının başvurusunun sıradan bir istisnai oturum talebi olarak değerlendirilemeyeceğini, mülteci eşlerine ilişkin özel hükümlerin uygulanması gerektiğini belirledi.
Türk vatandaşı, mülteci statüsü tanınan Türk eşiyle evlendikten sonra oturum başvurusu yaptı. Ancak valilik başvuruyu reddetti. Aynı kararla 30 gün içinde ülkeyi terk etmesi istendi ve hakkında bir yıllık geri giriş yasağı konuldu.
Türk vatandaşı bu işlemlerin iptali için idare mahkemesine başvurdu.
Mahkeme, yabancılar hukukunun mülteci eşlerine ilişkin hükmüne dayandı. İltica başvurusundan sonra yapılan evliliklerde, 18 yaşını doldurmuş eşin bu haktan yararlanabilmesi için evliliğin en az bir yıldır sürmesi ve çiftin fiilen ortak yaşamını devam ettirmesi gerekiyor.
Bu hükmün önemli tarafı, başvuran eşten önceden yasal oturum sahibi olmasının istenmemesi. Ancak yalnızca evlilik belgesi yeterli değil; gerçek bir ortak yaşamın bulunması da şart.
Mahkeme, dosyadaki Türk vatandaşının bu koşulları karşıladığını ve valiliğin de buna karşı somut bir itiraz ortaya koymadığını tespit etti.
Valilik, savunmasında Türk vatandaşının istisnai oturum koşullarını taşımadığını ileri sürdü. Oysa davacının başvurusu, mülteci statüsündeki kişinin eşi olarak sahip olduğu özel hakka dayanıyordu.
Mahkeme bu nedenle oturumun reddinde hukuki hata yapıldığına karar verdi. Oturum reddini, ülkeyi terk etme yükümlülüğünü ve geri giriş yasağını içeren işlemin tamamı iptal edildi.
Mahkeme, davacının hukuki ve fiilî durumunda değişiklik olmaması kaydıyla, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde 10 yıllık oturum kartının verilmesini istedi.
Devletin ayrıca Türk vatandaşına yargılama kapsamında yaptığı masraflara katkı olarak 1.000 avro ödemesine hükmedildi.
Karar yeni bir evlilik yoluyla oturum düzenlemesi getirmiyor; yasada zaten bulunan mülteci eşi hakkının bu dosyada uygulanmasını sağlıyor.